Yetim Kalan Topraklar “Bosna Hersek”

Yetim Kalan Topraklar “Bosna Hersek”

Balkanlar’da Osmanlı’dan günümüze yetim kalan Bosna Hersek halen daha birçok etnik köken, farklı dinlerde insanlar bir arada yaşamaktadır. Tüm bunların yanı sıra siyaset pamuk ipliğine bağlı bir vaziyette devam etmektedir. Farklı etnik kökenlerin yaşamasından dolayı Bosna Hersek’in iç işlerine birçok yabancı devlet karıştığı gibi bir takım müdahaleler de de bulunabilmektedir. Bu bizim, bizimle seyahat eden misafirlerimiz ile ortak görüş halini alan tespitimiz olmuştur. Ama tabi ki işimiz siyaset değil, bölgeyi sizlere tanıtmaktır. Yazı dizimiz de geçmişten bugüne olan biteni daha iyi anlayabilmeniz açısından bu kısa siyasi bilgiyi vermek zorundayız.

Bosna Hersek tarihi, doğal güzellikleri ve yemekleri ile en ön planda duran bir Balkan ülkesidir. Son dönemlerde Türklerin sıkça ziyaret ettiği, destek olduğu bir ülkedir. Özellikle son 5 senedir Bellima Tur başta olmak üzere birçok seyahat acentası bu bölgeyi destinasyon olarak belirlemiştir.

Yazı dizimizin ilk bölümlerinde size Bosna Hersek’in tarihi açıdan önemini vurgulayacağız. Bosna’da diğer ülkelerdeki gibi tarih sahnesindeki yerini Roma İmparatorluğu ile almıştır. Roma İmparatorluğu’nun çöküşünden sonra 1200 yıllar da bağımsızlığını ilan edene kadar sürekli el değiştirmiştir. Bosna Krallığı olarak bağımsızlığını ilan ettikten sonra da Macarlar ve Sırplar ile topraklarını korumak için mücadele etmişlerdir. 1463 yılında Osmanlı’ya katılan Boşnaklar Müslümanlığı benimsese de benimsemeyenlerin dini özgürlükleri kısıtlanmamıştır. Fakat Osmanlı’nın inşa etmiş olduğu yapılar ve eserler kültürlerine büyük ölçüde etki etmiştir. Boşnaklar Osmanlı yönetiminde de önemli yerler de görev yapmışlardır. Zayıflayan Osmanlı İmparatorluğu’nu paylaşmaya karar veren müttefikler İstanbul’a yaptıkları baskı sonucunda savaşmadan, masa başında Bosna’yı Avusturya-Macaristan’ın kontrolü altına almışlardır.

1918-1941 yılları Yugoslavya’nın iç karışıklıkları ve savaşları ile geçmiştir. Balkanlar en kanlı dönemlerinden birini bu yıllar arasında yaşamıştır. Birçok Boşnak toplama kamplarında etnik temizlik adı altında öldürülmüştür. 1945-1990 yılları arasındaki soğuk savaş döneminin 35 yılı Tito önderliğinde geçmiştir. Bu dönem de tüm balkan ülkeleri eski sınırları ve eski yaşama özgürlüklerine kavuştu. Tito her ne kadar bir diktatör gibi anılsa da bu toprakları ziyaret esnasında hiçte öyle olmadığı kanısına rahatlıkla varabilirsiniz.

1986 ile 1992 yılları arasında Yugoslavya’da yaşanan iç savaş sonrasında Yugoslavya dağıldı ve bu dönem de ortaya aşırı milliyetçi Sırp Miloşeviç ve onu destekleyen askerler ile birlikte katliam niteliğinde bir savaş başladı. Sırplar bu savaşta kadın ve çocukların olduğu 100.000 kişiyi katletti. Bunun tek sebebi de Büyük Sırbistan’ı kurma hayali. 1992’de başlayan bu kanlı katliam da Dünya’da ilk defa canlı insan avı yapıldı. Zenginler Sırp ordusuna maddi katkıda bulunarak sniperlar ile masum kadınları ve çocukları hedef aldılar. Yaklaşık 600 çocuk sadece bu canlı insan avında katledildi.

En büyük katliam ise 1995 temmuz ayında Nato tarafından güvenlik bölge ilan edilen ve Hollandalı askerlerin korumasına verilen Srebrenitca’da gerçekleşti. Sırplar Hollandalı askerler ile anlaşma yaparak bölgeye girdi ve yaklaşık 8.000 boşnağı öldürdü. Bu olay sonrasında Nato, Sırbistan’a hava saldırısı düzenlediyse de Sırplar Kuzey’deki bombardımanı güçlendirerek devam etti. Fakat Sırplar Batılı ülkelerde gelen tepkilere daha fazla dayanamadı ve 1995 sonunda savaş sona erdi.

Yazı dizimiz ilerleyen günlerde devam edecektir.